Rengârenk dünya
Coşkun Özbucak

Rengârenk dünya

Bu içerik 75 kez okundu.
Reklam

“Mavisiyle, yeşiliyle bir bütün” olarak nitelenir Karadeniz şehirleri. Övgüleri duyunca da koltuklarımız kabarır, gurur duyarız güzelliklerimizle.
Bu güzellikler parça parça yok ediliyor. Sakinşehir unvanlı Perşembe ilçemizin maviliğinin içindeki balık çiftliklerini gül demeti olarak mı görüyoruz? Yaylalarımızdaki, derelerimizdeki beton binaları, duvarları, HES’leri, taş ocaklarını yeşilliklerimize yeşillik katan tablolar olarak mı değerlendiriyoruz? Maden çalışmaları ile kesilen ormanları, tarım arazilerini resim mi sanıyorsunuz? Altüst edilen, yok edilen yerleri yeniden boyayarak kurtaracağımızı sanıyoruz? Şehirlerimizde, ilçelerimizdeki yeşil alanları yok edip yapılan binaları rengârenk boyayınca yeterli mi olacağını sanıyoruz?
5 Haziran Dünya Çevre Günü. İlginç olan ‘çevre günü’ anlayışının bir iki çiçek, fidan dikmeyle; sahilde, sokakta bir iki kağıt, poşet toplamakla çevrenin korunduğunun algısının oluşturulması. ‘Çevre’ yok ediliyor biz hala bir iki sigara izmariti, bir iki çekirdek kabuğuyla uğraşıyoruz.
Kamu reklamı çıkıyor bazen televizyonda. Tarım arazilerinin korunmasına yönelik Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının reklamları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının reklamlarının da eklersek çeşit çeşit. Hem reklamlar hem de tarım arazilerinin (zeytinlikler) sanayi alanı olarak kullanılması için yasa değişikliği çalışmaları hızla sürüyor.
Çevre ve ekoloji bir bütün. Küçük bir ‘yok ediş’ o kadar önemli mi diyenler olabilir. Bu ülke ‘Anayasa bir bire delindi mi bir şey olmaz’ denen dönemleri gördü. Yeni dönemde de tartışılmadı mı ‘Anayasa, fiili duruma göre düzenlenmeli.’ diye.
Gazete ve televizyonlarda ‘yetkililerden’ çevreyi korumaya yönelik çağrılar duyacağız 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle.
Çevreyi korumak için mücadele eden, ekolojik dengenin önemli olduğunu bıkmadan anlatmaya çalışanları ‘ülkenin gelişmesini, kalkınmasını istemeyen çevreler’ olarak sözde karalama çalışmaları da bitmek bilmiyor.
Çevreyi korumak, göstermelik etkinliklerle olmuyor. 365 gün 6 saat duyarlı olmakla, çaba harcamakla olur. Örneğin, dereyi savunmak; balığı, börtü böceği, sincabı, kuşu savunmak değil yalnızca. Tarımı, ormanı savunmak; suyun ticarileşmesini engellemek, kirlenmesini önlemek yani geleceği korumak ve savunmak demektir.
Şehirdeki küçük bir yeşil alanın betonlaşmasını engelleyebilmek, yarının nesillerine nefes alacak bir alan bırakmak demektir.
Kısacası, 5 Haziran Dünya Çevre Günü yapmacık gülümsemelerle kutlanacak bir gün değil. Yarınımızı güvence altına almayı yeniden anımsamamıza yardımcı olan bir gündür yalnızca. Çevreye sahip çıkmanın başlayıp bittiği gün hiç değil.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)