Dokunmak
Coşkun Özbucak

Dokunmak

Bu içerik 92 kez okundu.
Reklam

Dokunma üzerine iki olay yaşandı. Biri yerel, diğeri de genel. Biri ‘Botanik Park’a dokunma’ etkinliği, değeri de ‘milletvekiline dokunma’. Biçiminde oldu.

Ordu Çevre Derneği, çeşitli kitle örgütlerinin de desteğiyle ‘Botanik Park’a Dokunma’ imza standı açtı. Stant yanında ilginç söyleşiler de oldu. İmza toplayanlar, Botanik Park’ın korunmasını isterken, kimi yurttaşlar şu soruyu yönelttiler. ‘Siz hastane yapılmasına neden karşı çıkıyorsunuz?’ Karşılıklı konuşmalar sonucu yanlış anlama ortadan kaldırıldı ve soruyu soranlar da Botanik Park korunsun diye imza attılar. Bilindiği gibi, yapılan hastane devlet hastanesi değil. Yap İşlet Devret modeli ile yapılıyor. Hatta Devlet ve Doğum Hastanelerinin yıkılacağı gerçeğini kimse bilmiyor ve öğrenen şaşırıyor. Hastane yıkılıp yeniden başka yere hastane yapmak da ne oluyor, diye şaşırıyorlar. İmza standındaki söyleşide Botanik Park korunsun diyenlerin hastaneye karşı çıkmadıkları daha iyi anlaşıldı böylece.

Botanik Park’a dokunulmasın. Hastane yapılacaksa, devlet hastaneleri istenilen kadar çoğaltabilir. Sağlıkta devlet hizmetini ortadan kaldıran girişimi hizmet olarak sunmak bir niyet sorunudur.

Diğer ‘dokunma’ ise, halkın seçtiği insanların konuşmaları gerekçe gösterilerek ‘susturulmasıdır’. Halk arasında ‘dokunulmazlık’ milletvekili ne yaparsa yapsın ‘dokunulmayacak’ sanılıyor. Aslı böyle değil. Milletvekiline konuşma ve açıklamalarından dolayı ‘dokunmanın’ yanlışlığını tartışıyoruz. Milletvekilinin söylediği, iddiaları hoşunuza gitmeyebilir. Bu sözlerden dolayı tutuklama, gözaltı olmamalıdır. Milletvekilliğini kapsamayan konularda ‘suç işlemişse’ yargı yolu açık olmalı ama kesinlikle düşüncesini açıkladığından dolayı suçlu olmaz. Bu genel doğrudur. Şu, bu parti ayrım yapmadan ‘kürsü dokunulmazlığı’ da denilen hak kısıtlanmamalıdır. Demokratikliği ve demokrasiyi sağlanmasının bir maddesi de budur.

‘Demokrasi’ talebi kendimize yönelen tehditler karşısında gerekli değildir. ‘Demokrasi’ her şart altında ve herkes için gereklidir. Bugün Meclis’te olan partilerin milletvekillerinin ve Meclis’te olan ya da olmayan parti temsilcilerinin açıkladıkları ne olursa olsun ‘suç’ olmamalıdır. Düşünceleri ‘suçlu’ olarak nitelersek, bunun nereye kadar gideceğini kestiremeyiz. Herkesin birilerini ‘suçlu’ ilan etme hakkı olur ki, demokratik ülkelerde olmayacak uygulamalardır bunlar.

Güçlü olan ‘dokunabilirim’ diyemez. Dokunmak, ‘hak’ değildir. Güçlünün de uyması gereken demokratik kurallar var. ‘Güçlüyüm , öyleyse haklıyım’ mantığı herkese zarar verir.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)