Ramazan ve bayram konuşmaları
Coşkun Özbucak

Ramazan ve bayram konuşmaları

Bu içerik 93 kez okundu.
Reklam

“Konuşmanın yeri ve zamanı olur.” denir ama uyulmaz bu kurala. Cenazede şenlik; düğünde de üzüntü ağlaması olmaz. Camide Hıristiyan, kilisede Müslüman ibadet etmez.
Nerede, neyin olacağı; nasıl davranılacağı ya da söyleneceğinin ince kuralları var. Uygun olmayan bir söz ya da davranış, uygulama hemen sırıtır, uygunsuzluğunu belli eder.
Ramazan boyunca iftar yemekleri verildi. Cumhurbaşkanlığından yerel yönetimlere; partilerden derneklere kadar iftar yemeği vermeyen kalmadı. Bunlar Ramazan ayı (oruç ayı) nedeniyle doğal bir uygulamadır. Yapılabilirse, evler belirlenip yiyecekler yaşlılara, gereksinimi olanlara taşınabilse. Ama iftar yemekleri başka amaçlar için de kullanıldığı için öncelik toplu yemekler oldu. Dedim ya bu da yapılabilir ama yalnızca iftar yemeği olarak.
Bir ay boyunca televizyonlarda (çoğu canlı) izlediğimiz iftar yemekleri sanki seçim yemekleri gibiydi. Konuşmaların hiçbiri iftar yemeği özelliğinde değildi. Ağır eleştiriler, suçlamalar, dışlamalar ileri seviyelerdeydi. Oysa Ramazan’da kardeşliği, dayanışmayı, hoşgörüyü öne çıkarmak gerekmez miydi? Yerel iftar yemekleri de aşağı kalmadı. Bol bol yapılan hizmetler, eskiyle karşılaştırılarak ballandırıla ballandıra anlatıldı. Sonuçta iftar yemekleri siyasi miting havasında geçti.
Ramazan bitti, bayram mesajları verildi. Televizyonda ‘liderlerin’ açıklamalarında yine diğer liderlere yönelik suçlamalar egemendi.
Ramazan ve bayram konuşmaları ‘özüne’ uygun olmadı. Hoşgörü yerine dışlamalar öne çıktı, kötü örnek oldular. Oruçlu iken böyle konuşuluyorsa bayramdan sonra yapılacak konuşmaların ‘düşmanlaştırıcı’ olacağını tahmin etmek zor değil. Liderlerin konuşmaları kötü örnek oluyor.
İnsanlar robot değil ki, kurulduğunda hepsi aynı biçimde hareket etsin. Kütük de değil, marangoz atölyesinde şekillensin. İnsanlar farklı düşünüp, farklı gelecek talep edebilir. Bu farklılık nedeniyle düşmanlaştırmayı kolaylaştırıcı konuşmalara yer vermemek zorundayız. Tek tip insan yaratmaya çalışmak, yaratmak isteyene de zarar verir. İnsanların özgür düşünebilmesi, konuşabilmesi gelişmenin yolunu açar. Korkulacaksa, suskun insandan korkulur. Ne zaman patlayacağı belli olmaz.
Ramazan ve bayram konuşmalarından gelecek açısından rahatsız oldum. Komşu komşuya, esnaf esnafa, aynı fabrikadaki işçi, diğer işçi arkadaşına hoşgörülü bir yaklaşım içinde olmayacak. Herkes kendi doğrularını başkalarına dayatmaya çalışacak.
‘Kardeşlik, birlik ve beraberlik’ vurguları, ‘benim gibi olursan’ şartına bağlandı. Kendimiz gibi düşünmeyeni, yaşam biçimi başka olanı kardeşimiz olarak görmeyecek miyiz?

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)