Adalet
Coşkun Özbucak

Adalet

Bu içerik 86 kez okundu.
Reklam

‘Adalet’ sözcüğünü kullanmayan yok. Adalet kavramının yalnızca hukuk alanında geçerli olmadığını da biliyoruz. Eşit bölüşümden çalışma yaşamındaki adalete, bilet kuyruğundaki sırada beklemekten öğrencinin ders notunun verilmesindeki adalete kadar çeşitlidir adalet.
‘Adalet yürüyüşü’ bu nedenle Türkiye demokrasi mücadelesinde dikkat çekti, ‘adalet arayanlar’ farklılıklarını koruyarak birlikte yürümeyi başardılar. Yürüyüşü CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu başlatsa da bir partinin yürüyüşü olmaktan çıktı, ‘adalet, eşitlik, barış, demokrasi’ isteyenlerin ortak rüzgârı oldu. Birlikte duruş sergileme kültürünün oluşmasına hizmet etti.
Adalet yürüyüşünden rahatsız olanların sesleri de çıkıyor ama kendi içinde çelişkileri barındırarak. Bir televizyon kanalında yürüyüş yolunda Kılıçdaroğlu ile yapılan programında soru soranlardan biri de Nagehan Alçı idi. Sorduğu soruların hiçbiri yürüyüşle ilgili değildi hatta ilgisiz sorularla yürüyüşü olumsuzlamaya çalıştı. Adalet varmış! Bir başka açıklama da Doğu Perinçek’ten geldi. “Türk yargısı son 50 yılın altın devrini yaşıyor.” demiş. Saflar daha da netleşiyor.
Hükümet yetkililerin açıklamalarına değinmeye bile gerek yok. Televizyon ve gazetelerde yürüyüşü ‘karalamak’ için çırpınanları görüyoruz. Her tarafta, her konuda mağduriyetler yaşanırken ‘adaletin var olduğunu’ kanıtlamak için yazılmayan, söylenmeyen söz kalmadı ama bir türlü adaletin varlığını kanıtlayamadılar. Çünkü mağduriyetler taştı, çuvala sığmıyor; çuvalın ağzı bağlanamıyor.
Yürüyüş; tartışmalarla birlikte adalet arayışı içinde olanlarda yeni umutlar filizlendirerek sürüyor. Yürüyüş kolunda sayılar değişken ama katılım sürekliliğini koruyor. Bunu, Karadeniz yürüyüş kolunun Ordu’dan geçişinde de gördük. Her kesimden insanların katılımı vardı.
Sorulardan biri de “İstanbul mitinginden sonra ne olacak?” Birincisi bu yürüyüşle Türkiye’de adaletin, demokrasinin kazanılacağı sanılmasın. Sonra “Yürüdük de ne oldu, aynı adaletsizlikler devam ediyor.” diye yanlış bir anlayış oluşur. Yürüyüşün kazanımı şimdiden oldu zaten. Bir araya gelmeyenler “Adalet” için yan yana geldi.
Bu yürüyüşün ortaya çıkardığı bir gerçek de hak mücadelesinin içinde yürüyüşlerin olmazsa olmaz olduğudur. Sesini duyurmak isteyenlerin çeşitli yöntemleri geliştirmek zorunda kalmaları da adaleti sorgulatıyor. Adaletin olduğu yerde ses çıkarmaya gerek de olmaz.
Yürüyüş sürüyor, birleştirip öğreterek…

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)