Darbeye karşı olmak
Coşkun Özbucak

Darbeye karşı olmak

Bu içerik 78 kez okundu.
Reklam

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Kimin darbeci ya da yanlısı, kimin darbe karşıtı olduğu birbirine karıştı. Algı operasyonlarını amaçlayan tartışmalar, değerlendirmeler kafaları karıştırmaktan, insanların iletişimlerini koparmaktan başka sonuç doğurmadı.
15 Temmuz darbe girişimine karşı olmayan yok. Çünkü darbenin iyisi olmaz. Ancak 15 Temmuz darbesi bir günde önlendi ama operasyonları devam ediyor, bitecek gibi de gözükmüyor.
Bu ülke çok darbeler oldu ama böylesini ilk kez yaşadı. Sosyal paylaşım sitelerinde yapılan tartışmalara bakıyorum da kim amaçladıysa başarılı olmuş. Tüm darbelerde ‘sivil’ kesim yani halk tek taraf olur darbeyi eleştirirdi, şimdi darbeye karşıyım diyenler birbirini darbecilikle suçluyor. Halk ikiye bölünmüş, birbirini duymuyor bile.
Öyle bir süreç yaşanıyor ki, yıllarını Gülen Cemaatinin ne olduğunu anlatmaya veren insanlar bile FETÖ’cü olarak suçlanabiliyor. Ahmet Şık bunların başında geliyor. Yine Gülen’e övgüler sıralayanlar ise, FETÖ karşıtı olabiliyor. Şunu belirtmek gerekir ki, insanların düşünceleri değişebilir. Bir zamanlar Gülen karşıtı Gülenci, Gülenci olan da Gülen karşıtı olabilir.
Darbelere karşı mıyız değil miyiz, göstergesi sözler değil, yaşamın kendisidir. 15 Temmuz darbe girişimine karşı alınması gereken önlemler nedeniyle ilan edilen OHAL, o hale geldi ki, tüm muhalifleri hedefe koydu.
Tartışmalar öyle daraltıldı ki, 15 Temmuz darbe girişimine karşıysan 20 Temmuz ‘da ilan edilen OHAL’e ve sürece söz söylemeyeceksin. Nedense, hem 15 Temmuz darbe girişimine hem de OHAL, KHK’lere karşı olunamazmış. Çelişki de burada zaten. İkisine de karşı olunabilir.
15 Temmuz öncesi ilişkiler, bağlantılar, çelişkiler üzerinde durmayacağım. Kim kimle ortak hareket ediyordu, sonunda bu ortaklık nasıl bozuldu; bunlara da değinmeye gerek yok. Dediğim gibi, insanlar görüşlerini değiştirebilirler.
15 Temmuz darbe girişiminin fiili durumu engellendi. Şimdi OHAL gerektirecek durum kalmadı bence. Yani demokratikleşme hızlanmalı ama nedense OHAL’in devamı doğrultusunda görüşler açıklanmaya başladı bile. OHAL, demokratikleşmeye engeldir çünkü Meclis’in yetkilerini yok ediyor. OHAL kaldırılmalıdır çünkü gazeteciler, aydınlar, siyasetçiler serbest kalmalıdır. OHAL kalkmalı çünkü düşünce ve ifade özgürlüğü güvenceye alınmalıdır. OHAL kalkmalı çünkü işçiler grev hakkını kullanabilmelidir. OHAL kalkmalı çünkü KHK’lerle yönetmeye son verilmelidir. Gerekçeler çoğaltılabilir.
Sonuç olarak, darbelere karşı olmanın tek yolu, demokratik hakların güvenceye alınmasıdır.

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)