TMO fındık alıyormuş
Coşkun Özbucak

TMO fındık alıyormuş

Bu içerik 71 kez okundu.
Reklam

Fındık üreticilerinin, fındık nedeniyle oluşan ekonomiden yararlanan-etkilenen herkesin gözü aydın! TMO fındık almaya başlamış.

TMO’nun fiyatı üreticiyi memnun etmiyor. Tekellerin aldığı fiyatla TMO’nun fiyatı karşılaştırıldığında aralarında hiçbir farkın olmadığını üreticiler çok iyi biliyor.

TMO’nun fiyatını bir kenara bırakalım. Bu çok tartışıldı ve üreticinin mağdur edildiği konusunda herkes hemfikir. O nedenle başka bir gerçeği yeniden yazacağım. TMO, üreticilerin getirdiği tüm fındığı almayacak. TMO, toplamda alacağı fındıkla tekelleri rahatsız etmediği gibi, kolaylaştırıcı rol de üstlenmiş oluyor. Çünkü TMO’nun verdiği fiyat taban değil, tavan fiyat. TMO’nun tavan fiyat açıklaması serbest piyasada fiyatların artmamasına destek olmak anlamına geliyor. Tarım Bakanı, TMO’nun fındık alımı ve satımını kolaylaştıran çalışmaların yapıldığını söylemişti. Sözünü ettiği ‘satış’ TMO’nun yurtdışına satış yapma olanağının olacağı anlamına gelmiyor. TMO, aldığı fındığı iç piyasada satacak. Yani TMO, fındık tekellerinin ürün sıkıntısı çektikleri zamanlarda can simidi görevi görecek. Üretici fındığını satmayı yavaşlattığında TMO, tekellere yardıma koşacak. Depolarının kapısını açarak, “Gelim, batan geminin malları bunlar…” diyerek üreticinin emeğini, ürününü pazarlayacak. Geçmişte aldığı fındıkları bu yöntemle ihracatçılara satmamış mıydı?

Yani TMO, üretici için değil, fındık tekelleri için piyasaya girdi. Üretici için piyasaya girseydi verdiği fiyat en az 15 TL olurdu. Hükümet, TMO oyunu ile tekellere çalıştığını gizlemeye çalışsa da mızrak çuvala sığmıyor.

Tarım Bakanının Ordu-Giresun Havaalanında fındıkla ilgili sorulara verdiği yanıt bu gerçeği bir kez daha kanıtladı. Giresun’da da ortaya konuştu. Kimilerinin beklentileri olsa da benim beklentim hiç olmadı. Kapitalist üretim ilişkilerine göre hükümetin nasıl bir tutum içinde olacağını biliyorum. Tarım Bakanının Havaalanında ve Giresun’da yaptığı açıklamaları beni şaşırtmadı.

Bugün kabul gören, fındığın tekellere teslim edildiği ve üretici kendi bahçesinde işçi olacağı gerçeğinin dillendirilmesi de önemli bir aşama. Gerçeğin görülmesi zararın büyümesini önlemek için birinci adımdır.

Bu gerçeği özellikle 2000 yılında, 4572 sayılı birlikler yasasının çıkarılması sonrası sürekli yazdım. İlerleyen sürecin en son tekellerin (şirketlerin-holdinglerin) fındık bahçelerini ele geçireceğini ve ‘sözleşmeli tarımın’ başlayacağını hep vurguladım. Bu konuda partiler içinde Emek Partisi Ordu Örgütü de basın açıklamalarıyla, bildiri ve bültenleriyle bu gerçeği-süreci dillendirildi. Anımsıyorum, o yıllarda “Neler de uyduruyorsunuz” diyenleri. Şimdi aynı kişiler ‘yeni’ keşfetmişler gibi ‘tahliller’ yapıyorlar. Dediğim gibi, bu gerçeğin kabul edilmesi de önemli bir adım.

Belirleme yapıldıktan sonra adım atılmalı. Süreç belirginleşmeye başladı. Üretici için kötüye gidiş hızlandı. O zaman ‘Şimdi ne yapılmalı?” diyerek önlemler dilendirilmeli, pratik adımlar atılmalı. Tartışılacak çok konu var ama öncelik, 4572 sayılı birlikler yasasının değiştirilmesi için çaba harcamak. Partiler kendi alanında çalışmalar yapacak mutlaka ama en önemlisi üreticilerin kendi çıkarlarını korumak ve geliştirmek için yan yana gelip örgütlenmeleri bir zorunluluk. Konuşmak, dert yanmak yetmiyor. Birliktelik sağlanıp mücadele edilmeli. Gerisi tekellerin ve hükümetin işini kolaylaştırmak anlamına gelir.

Acil olan ise, TMO’nun (Hükümetin) verdiği fiyatı revize etmesi ve alım sınırı koyulmadan 15 TL’den fındık alması için neler yapılması gerektiği konusunda görüş dillendirilmeli.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)