Mitinge katılacak mısınız?
Coşkun Özbucak

Mitinge katılacak mısınız?

Bu içerik 73 kez okundu.
Reklam

Fındık üreticilerinin bireysel ya da aile ve arkadaş toplulukları olarak gösterdiği tepkiler ete kemiğe bürünmeye başladı.
Bahçesini kesenden yakana, sosyal paylaşım sitelerinden tepkileri dile getirenden sokakta bağırana; üreticiler çeşit çeşit tepki gösterdi. Şimdi bu tepkilerin birleştirilmesi sürecine girildi.
Bugün CHP öncülüğünde Ordu-Giresun yürüyüşü başlıyor. 20 Eylül’de Giresun’da miting var. Yine Tüm Köy Sen Ordu Şubesi 20 Eylül Çarşamba günü saat 12.00’de Altınordu BORSASI önünde basın açıklaması; 23 Eylül’de de Ordu-Altınordu ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda saat 14.00’de miting yapacak.
Dağınık tepkilerin birleşme zamanı geldi de geçiyor. Yapılacak eylemlerin birleştirici özelliği olacak mutlaka ama kimse kenardan seyirci olmayı da düşünmemeli.
Kimileri soyut anlamda fındık üreticisi arıyor ve ‘Nerede fındık üreticileri’ diye kendince eleştiri yapmaya çalışıyor. Yalnızca fındıkla geçinen aile yüzde beşi geçmez ama doktor, öğretmen, memur, esnaf, işçi vb. bir yandan da fındık üreticisi. Yani fındığı olan herkes aslında fındık üreticisi. Kendimiz fındık üreticisi olduğumuz halde nedense çevremizde ‘fındık üreticisi’ arıyoruz. Böyle olduğu sürece fındık üretiminde bulunanlar emeğinin, ürününün karşılığını elde edemez.
Fındığı olan herkes kendini fındık üreticisi olarak görerek; fındığı olmayanlar da ilin, bölgenin, ülkenin üreticilerinin emeğinin, ürününün karşılığını almasını istemek gibi bir yükümlülükleri olduğu için mitinge çağrıya olumlu yanıt vermelidir.
Masa başında ya da sosyal paylaşım sitelerinden dert yanma yeterli değildir. Öncelikle ‘Ben ne yapıyorum. Fındık üretici olarak, insan olarak ne yapıyorum? Çözüm noktasında kişi olarak ne kadar emek harcıyorum?” diyerek iğneyi kendimize batırıyor muyuz? Önce kendimizi sorgulamalıyız ki, kenarda duranları eleştirme hakkımız olsun. Bakalım işi gücü fındık üreticilerini eleştirenler çağrıya olumlu yanıt verecekler mi? Emeğimize, ürünümüze, geleceğimize sahip çıkmak istiyorsak çağrılara olumlu yanıt verelim. Katılımın büyümesi için kişisel, örgütsel sorumluluğumuzu yerine getirelim.
Bu eylemler dağınıklığı, suskunluğu ortadan kaldıracak ama asıl olan bu yılı kurtarmak olmamalı. Tarım-fındık politikalarının değişmesi için ‘öneriler’ yapılmalı ve tartışılmalıdır. Başta 2000 yılında çıkan birlikleri yok eden, devlet desteğini ortadan kaldıran 4572 sayılı yasa ve buna bağlı olarak çıkarılan tüm tarım-fındık yasalarının gözden geçirilerek değiştirilmesi hedeflenmeli. Bu yasalar varken ne kadar tepki göstersek de ‘geçici’ tedavilerle yetinmek zorunda kalınır.
Tarım alanında yaşanan sorun büyük, çözüm için de büyük düşünmek ve ona göre adım atmak gerekiyor.

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)