“Yeni yüzlerle iktidara yürümeliyiz…”

“Yeni yüzlerle iktidara yürümeliyiz…”
Bu içerik 0 kez okundu.

CHP’de kongre sürecinin başladığı bugünlerde, eski il yönetim kurulu üyesi Zafer Cankorur ile gündemi konuştuk

-İki dönemdir CHP il başkan yardımcılığı görevinde bulundunuz. ikinci döneminizde il başkanı Atila Şahin istifa edince görevi bıraktınız. Ancak görevi bıraksanız da partide çalışmaya devam ettiniz. Süreci değerlendirir misiniz?

“İlk dönem Atilla Bey’le birlikte çalıştık. İkinci dönem tekrar seçildik ve göreve geldik. Kurultay sürecine kadar her şey gayet iyi gitti yalnız kurultayda yönetimdeki bazı arkadaşların ısrarla parti meclisine seçilmesini istedikleri aday seçilemeyince yönetim içerisinde bazı sıkıntılar baş gösterdi. Bu il başkanına da yansıdı, oda baya bu süreçte tepki gördü. İl başkanımız Yani Atilla Şahin’in milletvekilliği adaylığı için istifa ettiği gün, bende yönetimden istifa ettim. Ben Atilla Şahin’in İl başkanlığında göreve geldim. Birincisi bir başka şahsın altında yönetim kurulu üyesi olarak çalışmamam benim düşüncemdir bir ilkedir bu. İkincisi gidişatın iyi olmayacağını gördüm ben orada. Ta ki ben yönetimden ayrıldıktan sonra bana niye bıraktınız, iyi çalışıyordunuz diye konuşan insanların birçoğu belli bir süreçten sonra iyi ki bırakmışsınız, iyi ki bu yönetimin içinde devam etmemişsiniz gibi olumlu dönüşler verdiler. Devamında ben CHP’liyim yıllardan beri bu partinin içerisindeyim. Ben şahıslarla siyaset yapmıyorum. Ben CHP’nin 6 okunun hedefleri doğrultusunda partinin gösterdiği adaylardaki süreç sıkıntılı da geçmiş olsa, Birol beyle bile ben seçilmesi adına elimden ne geliyorsa yapmaya çalıştım. Benim partimin adayıdır. Partimizin adayı kim olursa olsun. Ben sonuna kadar partimle çalışmaya devam edeceğim.”

-Partinin bir sorunumudur bilemiyorum ancak önceki dönemlerde Ordu'nun belli ilçelerinde CHP'li belediyeler vardı. Geçen dönem hiç olmadı bu dönem ise sadece Gülyalı ilçesi var. Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun, ülkenin çoğunda aday belirleyen kurulun içerinse olarak büyük başarılara imza attı. CHP neden Ordu'da başarısız oldu? Belirlenen adaylar mı yanlıştı?

Ordu Büyükşehir olana kadar ilçe merkezlerinde belediye başkanlarına merkezlerde yaşayan insanlar oy kullanıyordu. Ordu Büyükşehir olduktan sonra yani taşıma seçmenle, taşıma nüfusla beraber, nüfus şişirilerek bütün şehir yapıldı, belli bir nüfus barajı açılarak daha sonra enteresandır 3-5 ay sonra nüfus artan Ordu’nun milletvekili sayısı düştü. Bu nüfusun taşıma olduğunu bize çok rahat gösteriyor. Bizim CHP olarak kırsallarda oyumuz çok zayıf yani buradan arabayla 10 dk. yukarı çıktığınızda, oylarda bariz bir şekilde düşüş var. Bunun etkisini ben partimin politikalarına falan bağlayamıyorum. Çünkü kırsalda insanlar tamamen devlet televizyonuyla TRT’ye endekslenmiş durumda Atv’ye ve A habere endekslenmiş durumda. Türkiye TRT1’de A haberde gösterildiği gibi bir ülke zannediyorlar, çok iyi zannediyorlar ne zaman ki sıkıntı bu seçmenlerin cebine vurmaya başladı, Ankara’da gördük, İstanbul’da gördük Antalya, Mersin, Adana’da gördük. İnsanların cebine sıkıntı vurmaya başladığında oylar değişmeye başladı.

Kavgaya zamanımız yok

Aday belirleme yöntemi, yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımız var. Ordu Milletvekili burada söz sahibi olacak en önemli insanlardan biri, bunu yadsıyamayız bu gerçek ancak buradaki sıkıntı şudur; İl ve ilçe yönetimlerinin genel başkan yardımcısına karşı almış olduğu tavır bir süredir gözlemliyorum seçimden önceki süreyi kast ediyorum. Tamamen güvensizlik oluşturdu ortada genel başkan yardımcısına güvenmeyen yönetimler var burada, aleyhinde konuşan yöneticiler var. Yani baktığımızda ortaya birbirine güvenmeyen iki tane yapı çıkmış şimdi burada partide toplantı yapılıyor. Üyeler partiye davet ediliyor, genel merkez üyelere şikayet ediliyor. Kim tarafından yönetim tarafından. Bir şey yapıldı ilçe danışma kurulu sonunda çıkıyor diyor ki bütün bu gelişmelerin sorumlusu Seyit Torun’dur. Bizde özellikle bizim partimizde olması gereken bir şey var, özeleştiri kültürü önce bir tartışırsın koyarsın masaya ben şunları hedefledim bunun bir kısmında başarılı oldum. Bir kısmında başarısız oldum, benim başarılı olmamda önümde şu etkenler vardı dersiniz bir özeleştiri yaparsınız. İşin bir kısmında bizim burada bu sorumluluğumuz var. Bir kısmında genel başkan merkezinin sorumluluğu var. Ama böyle bir şey yapılmıyor. Ne 24 Haziran’da Milletvekili seçimlerine müdahil olan İl yönetimi ne de 31 Marttaki belediye başkanlığı seçiminde belediye başkanlığı, belediye meclisine dahil müdahil olamayan ilçe yönetimi var. Siz değiştirebiliyorsanız, genel merkezi değiştireceksiniz. Eğer genel merkezi değiştiremiyorsanız, kendiniz bırakacaksınız. Genel merkezle kavga ederek bir yere varamazsınız. Bu kadar basit bir şey, birlikte çalışılmalı gidişat çok kötü.”

“Çok katlıya hayır!”

-Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz döneminde imar ile ilgili alınan kararlar vardı ruhsatların 17-20 katlara çıkarılmasında kimsenin sesi çıkmamıştı. Hilmi Güler ise Kirazlimanı, Durugöl ve şehrin muhtelif yerlerinde bulunan çok katlı binalar için alınan kararı Büyükşehir meclisinde değiştirdi. CHP yöneticilerden yine ses yok bir de belediyelerin borçları konusunda çok spekülasyon var. Ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle belediyelerin borçları derken AKP'li belediyeden CHP'li belediyelere geçen, bu belediyelerdeki duruma bakmak lazım çünkü bizim kazandığımız belediyelerde açıklanıyor ancak AKP'li belediyelerde kısmı da olsa açıklanıyor şurada borcumuz var yada Ordu büyükşehir belediyesinin ve Altınordu belediyesinin çok fazla borçlu olduğunu  duydum. Ancak genel yönetim ve yerel yönetim  burada birlikte oldukları için bunlar da seslerini çıkaramıyor. Ama Ankara'da, İstanbul'da, Mersin'de, Adana'da bakıldığı zaman gerçekten Türkiye'nin geleceğini yemişler yani, o belediyelerde Türkiye'nin geleceğini yemişler. Hala yemeye çalışıyorlar.

Dönelim imar konusuna, Enver Yılmaz'ın döneminde alınıp da sayın Hilmi Güler'in döneminde değiştirilen imar yasasında sadece Belde evler konuşuluyor.  Aslında sadece Belde evler konuşulursa biz bütünü kaçırırız. Buradaki ana konu şehrin muhtelif yerlerinde Durugöl'de, Akyazı'da ki bu yüksek yapılı yerlerle ilgili sorun. Şimdi denize sıfır bir yerde siz bir binaya 20 kat ruhsatı verirseniz, bunun önünü başka türlü alamazsınız.  Yarın gelir biri emsal göstererek bende istiyorum der, başka biri gelir bende istiyorum der.

Bu ne perhiz, ne lahana turşusu

Ordu'dan kalkıp Artvin Cerattepe'ye bakır madenlerini protestoya giden arkadaşlarımız, Ordu'dan kalkıp  Sinop'ta kurulacak Nükleer Santrali protesto etmeye giden arkadaşlarımız, denizin dibinde 20 katlı bina için bir eleştiri getirmez mi? Böyle bir şey olur mu? Sonuçta buralar bizim çocuklarımızın geleceği  bir tane koydurduğun anda devamı gelir bunun. Ben bu konuda sayın Hilmi bey'e teşekkür ediyorum. Gerçekten bu zor bir karardır. Taktir ediyorum ben de CHP'li olarak arkasındayım. Yanlış yapan benim partilimde olsa yanlıştır bu, doğru yapan AKP'li de olsa ben taktir ederim.

Ruhsatı alınmış diyorlar iyide kardeşim adam Artvin'de de ruhsat almış, nükleer santral için izinler alınmış. Adamlar Kaz dağlarında gerçekten tüyü yolunmuş kaza çevirdiler. Dünya'nın oksijen bakımından en büyük ikinci dağı orası. Zamanında oraya sanatoryum kurmuşlar, göğüs hastalıkları için. Yani Türkiye'nin cennet köşelerine bu kazmalar vurulurken protesto et. 20 katlı binalar yapılırken sesini çıkartma yani enteresan bir şey, ben CHP belediye meclis üyelerinin bu konuda karar aldıkları zamanki duyarlılığının devam edeceğini umut ediyorum. Yani yapılması gerekende buna karşı çıkmaktır.

“Birleştirici adaylar”

- Yeni kazanılan Ankara, İstanbul, Antalya gibi birçok büyük şehir ile birlikte CHP’de olumlu yönde gelişmeler var. Aynı zamanda parti olağan kurultay sürecine de girdi. Bir süre sonra başlayacak ilçe kongrelerinde şunun adamı, bunun adamı gibi sözler duyacak mıyız. Yoksa, örgütlerde yerel seçimlerdeki bu olumlu gelişmelerden nasibini alacak mı?

Bizim partide genel bir eleştiri bu zaten, ben yıllardan beri görüyorum bir grup geliyor devam ediyor bir grup geliyor gidiyor partiye yardım yapan insanın maddi olarak çok fazla konuşma hakkı var diye düşünülüyor. Bunları aşmamız lazım,  partiyi açmamız lazım.

Kasım ayında bir erken seçim gibi bir şey olmazsa ki bu gene Türkiye için felaket olur. Ekonominin hali ortada 6 ayda bir, senede bir seçim yapılıyor. Eylül ayında başlayacak büyük bir ihtimal delege seçimlere benim isteğim ve dileğim şu kafasını birilerine kiraya vermemiş, bir televizyoncunun yada bir basın mensubunun tesadüfen yolda giderken Türkiye'nin sorunlarını sorduğu ve takır takır cevap alacağı bir ilçe ve il başkanım olsun. Yani tabanı ön plana çıkartacak bir ilçe başkanım olsun. Keşke on tane aday olsa zenginliktir bizim parti için, kırmadan dökmeden götürmeliyiz bu işi. Yoksa sonuçta biz aynı partinin içinde insanlarız, parti içerisinde tabi ki birbirimizi eleştireceğiz bu normal bir şey, tabi eleştiri yaparken de yapılan yanlışın doğruya yönelmesi adına yapacağız yıkmak kırmak için değil. Yani inşallah benim dileğim yapıcı birleştirici adaylarla seçime gideriz yani ben partimiz adına bunu diliyorum başka ne diyeyim.”

“Mahalle temsilcilikleri açılmalı”

-CHP Ordu'da kabuğunu nasıl kıracak, hep iki milletvekili olarak mı devam edilecek. Ordu'da birinci parti olmak için sizce neler yapılmalı?

“İki milletvekili çıkardığımız Kazım bey'le, İdris Sami Tandoğdu vekilimiz çıktığında Doğru Yol Partisi barajı aşamadı. Sayın Tandoğdu, Doğru Yol Partisi’nin milletvekili olarak meclise geldi. Bu dönemde dönem Mustafa bey'in ikinci sıradan gitmesi, tamamen İyi Parti ile yaptığımız ve Saadet Partisi ile yaptığımız ittifaktan kaynaklanarak, yani bizim ittifakların haricinde 3 Milletvekili çıkaracak 2'yi garantileyecek milletvekili çıkaracak bir örgütlenme yapısına ihtiyacımız var. Bizim artık mahallelerde örgütlenme yapmamız lazım, parti içerisinden çıkıp. Mahallelerde bakınız, Şahincili mahallesi nüfusu bakımından nereden baksanız Ordu'nun ilk 10 ilçesinde gibi yani bu kadar kalabalık nüfusu olan bir yerde parti olarak görünmüyoruz. Şirinevler mahallesi, Akyazı mahallesi en azından ben şehrin iki yerinde mahalle temsilciliği açılarak, bu vatandaşlara dokunmanın CHP'yi 5 adım ileriye götüreceğine inanıyorum. Yani dileğimde budur seçilecek ilçe başkanımızdan. En çok istediğim bu mahallelerde seçmene dokunacağız. Üyemizi boş bırakmayacağız, yani mutlu oluyor insanlar. Sadece delege seçimlerinde değil, her zaman üyeyi arayacağız. Üyemiz bizim partimizin vazgeçilmezi, bizim direğimiz onlar, üyelerimizden vazgeçmeyeceğiz. Onlara mahalle temsilcilikleri ile dokunmamız gerekiyor.”

“Yeni yüzler lazım”

-Son olarak, meski delegelerle mi devam edilecek yoksa yeni yüzler görecek miyiz?

Ben 30 sene önce de aynı şeyi söyledim. Benim elime kalem kağıt verseler, bana deseler ki Zafer Cankorur’u merkezde delege yaz deseler ben otururum adayların gidip de sadece kendini tanıtacağı oy istemeyeceği şekilde insanları delege yazarım. Eski ve yeni delege olayı yok burada, mahallelerde belli delegelerimiz vardır bizim. O mahalleler de simge olmuş, mesela bu Akyazı'da vardır.  Bu insanlar her yerde CHP'li olarak tanınırlar bilinirler, bunlardan biz zarar görmüyoruz zaten. Diğer delegelerden de görmüyoruz.  İşte bu delege seçimlerimde seçmen ne yapacak bilemeyiz o onun kararı ben ne dersem deyim şimdi öyle olur böyle olur ama iyi olur, iyi olacak diye umut ediyorum.” Röportaj: Durmuş Karaağaç/Seran Eren Şensoy (Ordu Hayat)

 

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ORDUSPOR 1967 GELİYOR...
ORDUSPOR 1967 GELİYOR...
NİHAYET BÜYÜKŞEHİR OLDU!
NİHAYET BÜYÜKŞEHİR OLDU!