OHANNİK BAKIR

OHANNİK BAKIR
Bu içerik 0 kez okundu.

 

Ordu'nun kültür zenginliğini gösteren dayanışmanın, dostluğun, hoşgörünün vefanın güzel örneklerinden biri. Ordu'da doğup büyüyen gerçek Ordulu olan yaylasını ceniğini yaşayan, alın teriyle ekmek kazanan bir ailenin çocuğu olan Ordu futbol tarihinin unutulmaz isimlerinden bir oyuncu: Ohannik Bakır. 1937 yılında Zaferi Milli mahallesinde İsmet Paşa İlkokulu ile Cumhuriyet İlkokulu arasında bulunan iki katlı evde dünyaya geldi. Babası Türkiye’de doğup büyümüş bir Ermeni olan Vartan Usta. Ordu'nun en eski bakırcılarından. Çambaşı'nın da tek Bakırcısı. Ordu'nun belki de en güzel yılları olduğunu düşündüğüm yıllarda alın teri ile kazanıp evini geçindiren, yanında meslek öğrenmeye gelen yeni nesil insanlar yetiştiren bakıra hayat veren değerli bir zanaatkâr. 

 

Bakırcı Vartan Usta ve iki oğlu. Hırant -Ohannik Bakır.

     Futbolculuk geçmişini öğrenince, kendisiyle tanışıp sohbet ettiğim Ohannik Bakır Ordu'da geçen çocukluk yıllarını ve Futbolculuk yıllarını anlattı’’ Ailemin ikinci çocuğuyum. Ordu'da geçen yıllarımı iki kısma ayırıyorum. Ordu’ da şehirde geçen yıllar ve Çambaşı'nda yayla yılları.

 

Çambaşı'na ailece Jeep Namık bizi götürürdü.

 İkisi de rüya gibi. İsmet Paşa ilkokulunun bahçesinde bol bol futbol oynardık. Bir maç biter, bir maç daha yapardık. O yılların en sevilen oyunu futboldu. Diğer günler ailece sinemaya giderdik. Ordu kültürlü, sosyal bir şehirdi. İki sinema vardı Zafer ve Millet sineması. İkisine de güzel filmler gelirdi.

 

 

 

       Babam kuralları olan bir adamdı. Haftada iki akşam dışarıya çıkmamıza izin verirdi. Çoğu zaman arkadaşlarla birlikte bir o sinemaya, bir öbür sinemaya giderdik. Bilet fiyatları çok uygundu. Ordu halkıda sinemayı çok severdi. Boş koltuk bulunmazdı. İlkokulu İsmet Paşa’ da okuduktan sonra, postanenin önündeki Orta Okula gittim. Mahalle arkadaşlarım Joke Kadir, ve Emre Güler le beraber bayramlarda merasim geçişlerinde boyumuz kısa olduğu için diğer öğrencilerin en arkasından yürürdük. Joke Kadir biraz farklı ve yavaş yürüdüğü için bizde ona uyardık. Öndeki guruptan dört beş metre aramız açılırdı. Tribündekiler bizi özel olarak sevimli bulup daha çok alkışlarlardı. Büyük abilerin futbol maçlarını izlerdik onlarda bizi izlerlerdi.

 

     Orduda iş yerimiz sırrı paşa caddesindeydi Ayakkabıcı Hamdi Ustanın eski dükkânının yanındaydı. Etrafında Tenekeci Muzaffer, Kunduracı Mehmet Kartal, Bakırcı Kasım, Bakırcı Kemal Bakır, Nadir Furtunların Bakkalı ve Bakırcı Göbelek Ahmet’ in dükkânları vardı. Öğle araları farklı iş yerlerinde toplanıp çay kahve içerlerdi birbirleriyle yardımlaşırlardı. Yazları iple çekerdim. Atlarla gittiğimiz Çambaşı'nda da Babamın dükkânı vardı. Çambaşı ve obalar çok kalabalık olurdu. Ordulu hemen herkes yaylaya giderdi. Herkesin bir obası vardı. Yaylada planlar hava durumuna göre yapılırdı. Güzel havalarda Alıcın deresine yüzmeye giderdik. Kuzu ve kazan gölleri vardı. Sonra Caminin önündeki boş sahada voleybol ve futbol oynardık. Ezan okunurken ben topu tutar üzerine oturup ezanın bitmesini beklerdim. Arkadaşlarım bana oyunu bozdun diye kızarlardı. Güzel günlerdi. Çok özlüyorum. Ortaokul sondayken, Ocak kulübünde futbol oynayan, Güner Çebi beni de kulübe götürdü lisans çıkarttık. 1952. Artık Ocak kulübünün lisanslı oyuncusuydum. Kulübümüzün fahri başkanı, Dursun Uzmandı ama bizimle ilgilenen yönetici Lokantacı İbrahim Alper beydi. Çocuğu yoktu bütün sevgisini bize verirdi. İşini gücünü hep kulübe bağlamıştı. Bizlerde ona Baba derdik. Oda bundan çok hoşlanır ve mutlu olurdu.

 

 

 

      Orta Okul’u bitirince Babam benim dükkân’ da adama ihtiyacım var dedi ve babamın yanında meslek öğrenmeye başladım. Ben bakırları kesiyordum diğer elemanlar işliyorlardı. İmalat ve tamir yapan iki dükkânımız vardı. Bana bir motosiklet aldı. Kullanmasını öğrenip ehliyetim ide aldım.

 

 

Günlerim hareketli geçiyordu. Ocak kulübünde futbol oynamaya devam ediyordum. İstanbul genç karmasını 2-1 yenmiş taraftarlarımızı sevindirmiştik. Aramızda daha sonra profesyonel olup büyük kulüplerde oynayan kaliteli oyuncular vardı. Sol açık mevkiinde oynuyordum gol atıyor, gol attırıyordum. O yıllarda hücum oyuncusu beş kişiydi. Hep hücuma yönelik oynardık. Kısa boyuma rağmen ilk golümü kafayla Kiraz limanı Spora attım.

 

 

   1958-1959 Ordu amatör lig şampiyonu Ocak kulübü: Necip Ergen-İsmail-Ohannik Bakır-Küçük İhsan-Ramiz-Dansöz Aydın-Kovboy Talat-Cam Kavanoz Sebahattin-Mehmet-Cevat Köksal-Yalçın Ergen.

    Komşu şehirlere maçlara giderdik. Bir seferinde Trabzon’a maça gittiğimizde Ordu Hürses Gazetesi maç öncesi tribünlere iki yüz gazete dağıttı. Gazetede Ocak kulübü takım kadromuzda vardı. Trabzonlular kadroda benim ismimi görünce tuhaflarına gidip, merak etmişlerdi. Hep beraber ismimi söylemişlerdi.  O maçı kaybedince soyunma odasına gelen Baba İbrahim’ in üzüntüsünden Ceketinin düğmelerini kopartması bizi çok etkilemişti.

 

Kel Ekrem’le araba merakım.

Ocak’ ta şampiyon olduğum sene Kayseri’ye askere gittim. Paşa şoförlüğü yapıyordum. Sohbet sırasında futbolculuğu öğrenen Paşam beni Kayseri Kara gücüne aldı. Bir yılda orada futbol oynadım. Asker dönüşü ailemin kararıyla abimle birlikte İstanbul’a yerleştik. İstanbul’da forma rengi Ocak kulübü ile ayni olan Fenerbahçe’nin maçlarına uzun müddet gittim. O zamanlarda seyirciler arasında ayrılık yoktu herkes bir arada oturuyorlar, küfürsüz bir şekilde takımlarını destekliyorlardı. Sonra küfür kavga çıktı. Ondan sonra daha maçlara gitmedim. Pazarlama işleri ile uğraştım uzun yıllar önce Eti bisküvileri daha sonrada besler bisküvilerinin dağıtım ve pazarlamasını yaptım. 1970 yılında evlendim. İki kızımız oldu. İki kızımdan iki torunum var onlarla vakit geçiriyorum. Kınalı ada’ da vakit buldukça bisiklet biniyorum.

 

 

 Ayda bir iki kez telefonla konuşmaktan mutlu olduğum Ohannik abi İstanbul’da yapılan Ordulularla ilgili her türlü etkinliğin aile olarak içinde olduğunu yöresel yemeklere olan özlemlerini de mısır ekmeği ve pancar çorbasıdahil turşuya varıncaya kadar evde yaparak özlem giderdiklerini anlattı.

 

Vartan Usta Çambaşı Esnafıyla.Vartan Usta. Ordu Esnafıyla                                                                 

     Ordu’da geçirdiğim günleri, samimiyeti ve özellikle Çambaşı'nın dumanlı, sisli, çiseli havalarını, sabahleyin gün doğarken çimlerin üzerinde yansıyan kırağısını çok özlüyorum. Çok güzel bir diyarda yaşıyorsunuz kıymetini bilin. Doğal dokunun bozulmasına soğuk göze sularının yok olmasına, izin vermeyin o topraklar Ordu halkına Allah’ın bir lütfudur’’ Dedi.

 

Ohannik Bakır.

    Ordu Futbol tarihinde efendi kişiliği ile iz bırakmış bir büyüğümüz olan Ohannik Bakır. Bir yanım sıla, bir yanım hasret olmuş. Şu İstanbul memleket mi yoksa bu mudur gurbet. Diyerek Tüm Ordulu hemşerilerime sevgi ve selamlarını yolluyorum dedi.Bizde Sevgi ve saygılarımızla sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. Seninle sohbet güzeldi Ohannik abi. Orduda seni ağırlamaktan mutlu olacağız.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aşırı hız bir can daha aldı
Aşırı hız bir can daha aldı
2 DUYARLI İNSAN!
2 DUYARLI İNSAN!