Büyükşehir de proje ortağımız…

Büyükşehir de proje ortağımız…
Bu içerik 0 kez okundu.

“Ordu’da bina yıkımı adı altında hukuk yıkılmış, adalet yerlere serilmiştir”

Belde Evler’de yaşanan yıkım sürecini değerlendiren “İntaya&Özmen&Köksal A.O.” avukatları, bina yıkımı altında hukuk yıkımı yapıldığını belirterek, tek bir kanunsuz çivinrin dahi olmadığını söylediler. Avukatlar, Büyükşehir Belediyesi’nin de hasılat paylaşımı ortağı olduğunu hatırlatarak, ortada ciddi bir zararın söz konusu olduğunu ve hukuk karşısında bunda Belediye Başkanı ve meclis üyelerinin de tazmin ve ceza sorumluluğu olduğunu söylediler.

Konsorsiyumun avukatları Sezgin Yıldırım, Pelin Tümkaya Aşkar ve Bahar Yıldız Ağca, basının karşısına geçerek Belde Evler ile ilgili son durumu paylaştılar, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdılar.

“Camiyi yık, adaleti yıkma!”

Av. Sezgin Yıldırım, “Halife Hz. Ömer(ra)’in, gayrı müslimin arsasına bedelsiz el koyarak cami yapan valisine verdiği; “Camiyi yık, adaleti yıkma” sözünü hatırlatarak, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin, “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”nın, yüzde 22.5 hissesi Belediyeye ait “Belde Evler’in yıkımına başlarken hak ve hukuk katliamına yol açtığını ileri sürdü.

“Zaten yapılaşmaya açıktı”

Söz konusu alanın ilk kez yapılaşmaya açılmadığını ve 1990 yılında hizmete açılmış ve Belde Evler projesine kadar hizmet veren 7 katlı Belde Otel’in olduğunu hatırlatan Av. Sezgin Yıldırım, şöyle devam etti;

 “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin 13.09.2017 tarihinde yaptığı ihaleye girerek, adı geçen ihaleyi kazanmıştır. Hasılat paylaşımı esasına dayanan söz konusu ihale, Ordu Büyükşehir Belediyesi Encümeninden de geçerek kesinleşmiştir. Bunun akabinde 19.10.2017 tarihinde yapılan Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşım Sözleşmesi ile Ordu Büyükşehir Belediyesi, gerçekleşecek toplam hasılat üzerinden yüzde 22,5 payla projenin ortağı olmuştur.

Ordu Büyükşehir Belediyesi, ortağı olduğu projede, İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı’ndan garanti miktarı olarak 46.023.750-TL tahsilat taahhüdü almıştır. İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı, projenin başlangıcından bugüne kadar Ordu Büyükşehir Belediyesine proje harçları ile birlikte yaklaşık 17.500.000-TL ödemiştir.

Büyükşehir hem ortak, hem de garantör!

Sayın Basın Mensupları, şu hususu dikkatinize önemle sunuyoruz.  Ordu Büyükşehir Belediyesi, ‘Belde Evler Projesi’nde;

Arsa sahibi, İmar şartlarını oluşturan, Oluşturulan imara göre ihale açan, İhale sonucuna göre Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşım Sözleşmesi imzalayarak projeye bizzat ortak olan, Söz konusu inşaatın ruhsatını veren, Projelerini onaylayan, Kendi adına kat irtifak tapularını alan, Vatandaşlar tarafından projeden satın alınan konutların bedellerinin yatırıldığı banka hesabının da bizzat sahibi olan, İşin yapımının denetlenmesini 2 sene boyunca gerçekleştiren, Bu projenin gerçekleşmesini sağlamak için garantör konumunda bulunan, bir kurumdur. Aynı zamanda proje ortağıdır.

Belde Evler Projesi ihalesinin açıldığı ve başladığı dönemde Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanı Adalet ve Kalkınma Partili Sayın Enver Yılmaz’dı. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine Adalet ve Kalkınma Partili Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler seçildi. Yeni dönemde Ordu Büyükşehir Belediyesi, inşaatın durdurulması yönünde çalışma başlatmıştır.”

“Yüksekliği düşürelim”

Av. Yıldırım, bu gelişmeler üzerine projeden daire satın alan vatandaşların haklarını aramak ve bugüne kadar yapılmış harcamaların akibetinin de öğrenilmesi amacıyla İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı yetkililerinin, defalarca Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ile defalarca görüştüklerini ve “Karşılıklı fedakarlıklarda bulunularak projenin ya kat azaltılarak makul ve kabul edilebilir şekilde yapılabilirliğini sağlamak” teklifinde bulunduklarını da vurgulayarak şunları söyledi;

“Projenin tamamen yıkılmasının düşünülmesi halinde ise; Projeden daire satın alan vatandaşların ödemiş olduğu bedeller, İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı’nın yapmış olduğu harcamalar, Buna göre ortaya çıkan hak kayıplarının karşılanması, konularında Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından hiç bir çözüm önerisi ortaya konulmamış; hatta tarafımıza bu konuda bir geri dönüş bile yapılmamıştır. ‘Bakacağız, hukuk ne derse o ile geçiştirmiştir.’

Mahkeme süreci

Ordu Büyükşehir Belediyesi, İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı ile yapmış olduğu sözleşmenin 35/c maddesinde belirtilen uzlaşma sürecini yürürlüğe koymaksızın, 23.07.2019 tarihinde ‘Yapı Tatil Tutanağı’ düzenlemek suretiyle inşaatı durdurmuştur. Mevcut inşaatın yapımı sırasında projeye ve imara aykırı herhangi bir imalat söz konusu olmadığından; İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı tarafından yasal yollara başvurulmuştur. Ordu İdare Mahkemesi ve devamında Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

ÇED raporu; “Kıyıya tecavüz yok”

Ordu Büyükşehir Belediyesi, sürecin başlangıcında devamlı surette emsalin yüksek olduğunu, böyle bir yüksek binanın yapılmasının uygun olmadığı iddiasını ileri sürmüş ise de; bu iddiasına dayalı olarak hukuken sonuç elde edemeyince, bu kez kıyı kenar çizgisine tecavüz edildiği iddiasını sonradan ortaya atmıştır. Oysa, İhale Şartnamesinin ekinde bulunan taşınmazın ihaleye çıkartılırken mevcut imar durumunu gösteren belgede inşaatın yapılmış olduğu alanın hiçbir şekilde kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından bu projeye ait vaziyet planı, yerleşim planı onaylanmış ve bununla projeye ruhsat verilmiş, inşaata da bu şekilde başlanmıştır.

Ordu Büyükşehir Belediyesi, yapı tatil tutanağı ile ilgili alınmış yürütmenin durdurulması kararlarının verilmesinden sonra bu kez, söz konusu projeyi durdurmak amacıyla “ruhsat iptali ve yıkım kararı” almıştır. Bunun üzerine “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı” tarafından Ordu İdare Mahkemesi ve Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nden bu işlemle ilgili olarak yürütmeyi durdurma kararları alınmıştır.

Aynı mahkemeden 3 lehte, 1 aleyhte karar

Yukarıda anlattığımız hukuksal süreçte Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 3 ayrı işlemle ilgili (yapı tatil tutanağı, ruhsat iptali ve yıkım işlemi ile imar değişikliği işlemi) olarak tarafımızdan açılan davalar neticesinde yürütmeyi durdurma kararları alınmıştır. Özellikle yıkımla ilgili alınan idari işlemler yönünden 3 kez aynı Mahkeme tarafından “yürütmeyi durdurma kararı” verilmiş iken; sebebini anlayamadığımız bir şekilde son olarak aynı Mahkeme tarafından daha önce 3 kez verilen yürütmeyi durdurma kararına rağmen, bu kez yürütmeyi durdurma kararı talebimiz reddedilerek hukuka aykırı şekilde yıkım süreci başlatılmıştır.

Zorla yıkım!

Ordu İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma talebimizin reddedilmesine ilişkin bu karar henüz tarafımıza ve Ordu Büyükşehir Belediyesine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği halde; 11.02.2020 tarihinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından 200 kişilik zabıta ve polisten oluşan güvenlik güçleri de hazır edilmek suretiyle yıkım yapılmak amacıyla sabah saat 09.00 suları itibariyle inşaat alanına gelinmiştir. Sözleşme ile müvekkilin zilyetliğinde bulunan inşaat sahasına hukuka aykırı bir şekilde gelinerek yıkımla ilgili herhangi bir tebligat yapılmaksızın ve tahliye için hiçbir süre verilmeksizin, inşaat sahasında iş makinaları, inşaat malzemeleri ve taşeronlarımıza ait makina ve techizat bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir güvenlik önlemi de alınmaksızın gelişigüzel bir şekilde ve zorla yıkım faaliyeti gerçekleştirilmiştir.

Yıkımın dayanağı ortadan kalktı

Ordu Büyükşehir Belediyesinin yıkım işlemine esas aldığı projeye ait ruhsatın geçersizliğine yol açan imar değişikliğine ilişkin idari işlemle ilgili tarafımızdan açılan davada da 06.02.2020 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu karar neticesinde artık yıkımın dayanağı olan imar planı değişikliği ile ilgili idari işlemin yargı kararı ile yürütmesi durdurulmuştur. Görüldüğü üzere ortada geçerli ve uygulanması gereken bir yargı kararı varken, bu hiçe sayılarak Ordu Büyükşehir Belediyesince hukuka aykırı şekilde yıkım işlemlerine devam edilmiştir. Bu verilen yürütmeyi durdurma kararı gereğince yıkım faaliyetinin yapılamayacağı yetkililere bildirilmiş ise de; bu yöndeki itirazlarımız sonuçsuz kalmış ve hukuka aykırı olarak yıkım işlemi devam etmiştir.

Başkan hukuku hiçe saydı

“Hukuk ne derse o” diyen Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler, hukukun vermiş olduğu kararları hiçe sayarak yıkım işlemini başlatmıştır. Bu eylem; tamamen hukuk dışı ve tam anlamı ile hukuk katliamıdır.”

Zararları ile ilgili Ordu Sulh Hukuk Mahkemesi’ne tespit talebinde bulunduklarını da belirten Av. Yıldırım, proje ortağı Büyükşehir Belediyesi’nin olduğu bu işte doğan zarardan Büyükşehir Belediye Başkanı ile her meclis üyesinin de sorumlu hukuk karşısında ceza ve tazminden sorumlu olduğunu hatırlattı.

Daireleri belediye satıyor

Bir gazetecinin mahkeme süreci içerisinde daire satışı, tahsilat ve hakediş yapılıp yapılmadığı yönündeki sorusuna da Yıldırım, “evet, sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler döneminde de belediyemizin imzaladığı daire satışı yapılmış, paralar da belediye hesabına yatırılmıştır. Firmamıza da yaptığımız iş karşılığında ödeme yapılmaya devam edilmiştir” cevabını verdi.

“İş güvenliği yok!”

Gazetecilerin yıkımdaki iş güvenliği ile ilgili soruları da cevaplandıran Av. Sezgin Yıldırım, “hem yıkımı gerçekleştiren işçilerin güvenliği yok, hem de kontrolü sağlayan güvenlikçilerin. Projenin resmi olarak atanmış İş Güvenliği uzmanı bile alana sokulmuyor. Şantiyemizi boşaltmamız için bile süre verilmediğini, iş makinelerimizin yıkım sırasında zarara uğradığını zaten biliyor, görüyorsunuz” dedi. Yılmaz Ülgü/Tolgahan Öney (Ordu Hayat)

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aşırı hız bir can daha aldı
Aşırı hız bir can daha aldı
2 DUYARLI İNSAN!
2 DUYARLI İNSAN!