“100 liralık verginin 67 lirası adaletsiz!”

“100 liralık verginin 67 lirası adaletsiz!”
Bu içerik 0 kez okundu.

Yeminli Mali Müşavir Dr. Nedim Türkmen, “Tüketicileri, bütçe açığının ana finanse edicisi olarak görmek, doğru değildir” dedi.

Sözcü Gazetesi’ndeki köşesinde “Devletin vergi ahlakı” başlıklı yazı ile vergi sistemini değerlendiren Dr. Nedim Türkmen, “Vergi mükellefleri, vergi ahlakına aykırı davranışları nedeniyle, yasalarda belirlenmiş cezalara beraber, acaba kamu otoritesinde yani devlette, vergi ahlakı aranır mı? sorusuna yanıt getirdi.

“Devlet görevini yapmıyor!”

Toplum tarafından benimsenmeyen hiçbir düzenlemenin, kendisinden beklenen faydayı vermesinin beklenemeyeceğine vurgu yapan Türkmen, şunları yazdı;

“Vatandaşlar, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali güçlerine göre vergi ödemek zorundadırlar. Vergi ödemek bir vatandaşlık ödevidir, askerlik gibi. Vergi yükünün toplumda adaletli ve dengeli dağılımını sağlamak, anayasamıza göre devletin ahlaki görevidir. Vergilemede yatay ve dikey adaletin sağlanması, genellik ve eşitlik ilkelerinin uygulanması da, devletin ahlaki görevini yapmasına bağlıdır. Türk vergi sisteminde toplanan her 100 liralık verginin; 67 lirasının adaletsiz dolaylı vergiler yoluyla toplanması, devletin ahlaki görevini yerine getirmediğinin kanıtıdır.

Güven ortamı yok!

Sürekli sistem içindeki mükellefler üzerine bindirilen vergi yükü ve neredeyse her yıl çıkartılan af yasaları ile beraber toplumda vergi bilinci ve Vergisel ödevlerini düzenli bir şekilde yerine getiren mükelleflere tanınan yüzde beşlik vergi indiriminin bile; 1 milyonluk üst sınır getirilerek anlamsız hale getirilmesi, vergisel ödevlerini eksiksiz yerine getiren mükelleflerde büyük bir hayal kırıklığı ve öfke yaratmıştır.

Vergi mükellefi ile vergi idaresi arasındaki ilişki güvene dayanmalıdır. Güvene dayalı olmayan bir ilişkinin verimli sonuçlar doğurması beklenemez. Önce devlet ahlaki görevlerini yerine getirmelidir. Tüketicileri, bütçe açığının ana finanse edicisi olarak görmek, doğru değildir. Ekonominin daralma döneminde dolaylı vergileri artırmak; tüketim ve tasarrufun azalmasına yol açacak ve daralmayı daha da artıracaktır.

İsyanlara neden olmuştur!

Mükellefler aşırı vergilemeye karşı; vergi kaçakçılığı, verginin reddi ve vergi isyanları şeklinde tezahür eden davranışlar geliştirmektedirler. Ülkemizde en son 1903 yılında II. Abdülhamit döneminde konulan “Şahsi Vergi ve Hayvan Vergisi'' vergi isyanları başlamış; bu isyanlar 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanı ile son bulmuştu. Vergi isyanları, II. Abdülhamit döneminin sona ermesine neden olmuştu.

Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler. (M.T. Cicero).” Haber merkezi

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ ORDUSPOR'DA İPLER KOPTU
YENİ ORDUSPOR'DA İPLER KOPTU
MESUDİYESPOR, YENİ SEZONU İPLE ÇEKİYOR
MESUDİYESPOR, YENİ SEZONU İPLE ÇEKİYOR